• Türkçe
AB Muzakere Surecinde STK ve Vakiflarin Rolu ve Onemi E-mail

© Naim A. Guleryuz 

Kadir Has Universitesi'nde duzenlenen "AB Muzakere Surecinde Vakiflarin ve STK larin Rolu" Sempozyomu 

 09.05.2007 

20.yuzyilin ikinci yarisinda gundeme gelen SIVIL TOPLUM kavrami, degisik toplumlarda tarihsel gelisme dogrultusunda farkli sekillerde tanimlansa da bugun artik yerlesmis ve kamu alani ile ozel alan arasinda bir katalizor olarak yerini almistir.

Bir bakima, "ulusal cikari savunan merkezi yonetim karsisinda bir denge rolu" tasiyan gonullu kuruluslar olarak da ifade edilen STK larin ve Vakiflarin Avrupa Birligi'nde, egitim, saglik ve sosyal konularin yani sira, spora, kultur mirasinin ve cevrenin korunmasina kadar bir cok hizmetlere katkida bulundugu, dolayisiyla sosyal yasamin hemen hemen tum alanlarinda onemli bir rol oynadigi, degisik anket ve analizlerle kanitlanmis bir vakiadir.

Avrupa Komisyonu'nun konu ile ilgili COM (97) 241 sayili Tebligi'nin AMAC maddesinde ifade edildigi gibi, bu kuruluslar:

* etkin vatandasligin yaratilmasinda,

* vatandaslarin menfaatlerini bir cok kamu kurulusu nezdinde temsil ederek kalkinma politikalarinin belirlenmesinde,

* insan haklarinin gelistirilmesi ve korunmasinda

buyuk ve etkin bir rol oynamaktadir.

Bu kuruluslarin,

* sosyal fikirlerin ve toplumsal bilinclemenin gelismesine,

* demokratik katilimin olusmasina ve insan haklarinin sayginliginin taninmasina,

* dusuncelerin ve teknolojik gelismelerin yayginlastirilmasina

degerli katkilari inkar edilemez.

Yukarida andigim Teblig'de, Avrupa Birligi uyesi 15 ulkede (Alfabe sirasiyla Almanya, Avusturya, Belcika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, Ingiltere, Irlanda, Ispanya, Isvec, Italya, Luksemburg, Portekiz ve Yunanistan) yapilan incelemeler sonunda,

* Gonullu Kuruluslarin Avrupanin butunlesmesi sureci isigi altinda toplumlarin refahi ve gelismesinde katkilarinin gittikce arttigi,

* Avrupa Birligi Antlasmasi'nin 8. maddesinde belirtilen Avrupa Vatandasligi duygusunun yaratilmasinda etkin bir rol oynadiklari sonucuna varilmis ve vurgulanmistir.

Diger taraftan Avrupa Parlamentosu da degisik konularda ayrintili bilgi ve gorus almak icin gonullu kuruluslara guvenmekte, gonullu sektorle daha siki bir dayanisma icinde bulunma politik kararligini sergilemektedir.

Ucuncu sektor diye anilan sivil toplum kuruluslari, yani STK - NGO lar, onemi giderek artan bir rol yuklenerek yeni bir yapilanma sureci olusturmuslardir.

Yurdumuzda Sivil Toplum kavrami, adi konmamissa da icraati, Selcuklular ve Osmanlilar doneminde kurulmus ve devlete ait sosyal hizmetlerin bir kismini yuklenen Vakif muessesesine kadar uzanir.

STKlarin kapsami gecmiste genelde ulusal iken, uluslararasi nitelikte olanlar da gunden gune cogalmaktadir.

AB ne giris icin reform cabalari cercevesinde hazirlanan Vakiflar Kanunu'nun, Devlet ile vatandas ve vakiflar arasindaki iliskileri daha da guclu bir bicimde etkilemesi beklenmektedir.

Avrupa Komisyonu, 1980'li yillarin sonundan itibaren * Turkiye'de de sivil toplum kuruluslarina destek           vererek ve mali yardim saglayarak,

* STK lara yol gosterici nitelikte oneriler sunarak,

* cesitli alanlarda projeler uzerinde isbirligine girerek sivil toplumun gelismesine yardimci olmaya calismistir.

Ucuncu sektor olarak Avrupa ile butunlesme surecinde onemli gorevlere aday ve AB ile TR arasindaki iliskilerin saglikli gelismesinde onemli rolu bulunan bu kuruluslar, MUKTESEBAT'in da (Acquis Communautaire) degisik fasillarinda temel unsurlardan biri olarak gorev almak durumundadirlar.

Bu acidan, Avrupa Komisyonu ile isbirligi yapmak isteyen STK'larin ilgi alanlarindaki konularda Muktesebat'i iyice bilmeleri ve gelismeleri cok yakindan izlemeleri zorunludur.

Ben bugunku sunusumda,

- AB nin Turkiye'deki STK ve Vakiflarla hemen hemen her alanda var olan genis isbirliginin disinda, Vakfimiz faaliyetlerinden bazi orneklere dayanarak, konunun bir degisik boyutuna deginmek istiyorum

Vakfimiz 1991 yilinda toplam 114 kurucu tarafindan, kurulus senedinde yazili oldugu vechile,

"Turklerin devlet ve toplum olarak ustun insanlik vasiflarini her turlu olanaktan yararlanarak, tum dunyaya tanitmak, din ve vicdan hurriyetlerini korumak icin bagnazlik ortamindan kacarak Turk topragini vatan secen musevilere kucak acan Turk milletinin insancil yaklasiminin aciklanmasina yardimci olmak"

amaciyla kurulmustur.

Vakfin bu amacini gerceklestirmek icin:

Yurtici ve yurtdisi konferanslar,paneller, konserler, muzik seanslari, tiyatro gosterileri, sergiler, yarismalar, kutlama torenleri duzenlemek, arastirma yapmak ve yaptirmak, eski eserlerin bakimini , onarimini ve restorasyonunu ustlenmek, ulusal ve uluslararasi alanlarda bilimsel arastirma gelistirme merkezleri ve muze acmak vs gibi

faaliyetlerde bulunabilecegi de belirtilmistir.

Amac ve faaliyetleri tanimini, yani yuklendigimiz misyonu, birkac sozle ifade etmek gerekirse bunu

"Turkiyenin Uluslararasi Platformlarda tanitilmasi" seklinde ozetleyebiliriz.

Bu dogrultuda gectigimiz yillarda, yurtici faaliyetlerimiz disinda,

* ABD basta olmak uzere Kanada ve Meksika'da,

* Almanya, Belcika, Ispanya, Litvanya, Isvec, Ingiltere, Fransa vs gibi Avrupa ulkelerinde,

* Strazburg'da Avrupa Konseyinde

duzenledigimiz veya katildigimiz konferans, panel, sempozyum ve fotograf sergilerinde degisik kademelerde siyasilere, yoneticilere, kamu oyu yapimcilarina bir seyler anlatmaya, iletmeye calistik ve buyuk olcude de basarili olduk.

Turkiyemizi yakindan ilgilendiren bir cok olumlu uluslararasi kararin alinmasinda, bu platformda yapilan tanitimin katkisi buyuktur.

4963 sayili Cesitli Kanunlarda Degisiklisk Yapilmasina Iliskin Kanun'un 29. maddesiyle ... 227 sayili Vakiflar Gn Md nun Teskilat ve Gorevleri Hakkinda Kanun Hukmunde Kararnamenin Ek.3 maddesi degistirilerek, "Turkiyede kurulu vakiflarin yurt dislinda etkinliklerde bulunmalarinin mumkun olmasi" uzerine kurulusumuz olan ve yurdumuzdaki bir ilk teskil eden Turk Musevileri Muzesi'nin Avrupa Yahudi Muzeleri Birligi AEJM e uye olmasi icin muracaaat ettik ve, her ne kadar bir ilk oldugu icin biraz zaman aldiysa da, Mayis 2004 de gerekli izni sagladik.

Her yil bir diger ulkede duzenlenen AEJM Genel Kurulunun, gozlemci olarak katildigimiz 2003 yili Berlin Toplantisinda, nasilsa o zamana kadar uye olabilecegimizin guveni icinde, 15 Kasim 2003 tarihinde Neve Salom ile Sisli Sinagoglarina duzenlenen bombali saldirinin ertesi gunu yapilan oturumunda, katilimcilarin biraz da saskin bakislari arasinda, 2004 yili toplantisinin Istanbulda duzenlenmesi icin adayligimizi koyduk ve .... yapilan oylamada onerimiz oybirligiyle kabul edildi.

2004 Kasiminda, cogu ilk kez sehrimize gelen, cogu her yil yuzbinlerce ziyaretciye muhatap olan yaklasik 50 kadar Avrupa Muze yetkilisinin hayran kaldiklari Istanbul, degerleri ve yasam kosullari ile Turk Yahudilerin 500 yillik yasam tarihi, anlattiklarimin gozlemleriyle dogrulanmasi bu cevrelerde paha bicilmez bir etki yaratti.

AB muzakere surecindeki gelismeler,

* uye devlet yoneticilerinin tutumlari,

* muzakereler sona erdiginde uye devlet parlamentolarinda uygulanacak prosedur,

* ve ozellikle Fransa, Avusturya gibi bazi ulkelerin gundeminde bulunan referendum olgusu dikkate alindiginda, Turkiye icin sonucun, o gun is basindaki uye ulke hukumetlerinin yani sira parlamenterlerin ve ozellikle boyle bir referandumda oy kullanmasi muhtemel kisilerin, yani sade vatandaslarin da oylarina bagli oldugu suphesizdir.

Bu itibarla Turkiye hakkinda hic bir sey bilmeyen, veya daha kotusu, cok kez yalnizca tek tarafli olarak duydugu olumsuzluklari bilen ve dolayisyla onyargili olan kisilerin bilinclendirilmesinin faydasi asikardir.

Bu konuda, '80 li yillardan beri vaki deneyimlerimiz isiginda da Turkiye'yi tanitmayi "sokaktaki adama" indirgemeyi planladik.

2006 yilinda Isvec (Stockholm) ve Litvanya (Vilnius) da fotograf sergisi ve konferans duzenledik. Turkiyenin haritadaki yerini dahi bilmeyen kimseler anlattiklarimizi dikkatle dinledi, belge ve fotograflari saskinlikla seyretti. Bu girisimlerimiz 2007 yilinda da devam etmektedir.

Suphe yok ki, bu faaliyetler Disisler Bakanligimizin bilgisi dahilinde, fakat kendilerinden ozerk - bir STK bilinci ve sorumlulugunda yurutulmektedir.

Bir Sivil Toplum Kurulusu olarak bireylere mesajimizin, resmi devlet beyanlarindan daha etkili olacagina dair bastan beri mevcut inancimizin dogru oldugunu deneyimlerimiz ispatlamistir.

Ancak yol uzundur, nice STK nin bu kulvarda yer almasi orantisinda mesut son'a happy end -ulasilacaktir. Rotary de dendigi her rotaryen bir elcidir . Ben diyeyim ki her STK, yurt icinde ve disinda yasamakta olan her Turk bir elci olmalidir.

Vakif ve STK larin diger ulusal ve ozellikle uluslararasi Vakiflari, ozellikle AB uyesi ulkelerin kuruluslarini ilgilendirerek, motive ederek, bu alanda da beraber proje uretebilmeleri gerekmektedir. Ornegin biz bu yil, Ispanya'da ve Avusturya'da bu konuda ortak proje girisimleri icindeyiz.

Yurt disinda, ozellikle ABD - Almanya ve Fransa gibi cok sayida Turk'un yasadigi ulkelerde ...

yerel kanunlarina gore kurulan veya kurulmasi gereken STK larinin da bu konuda bilincli ve bilgili destekleri sarttir.

Bu sabahki gazeteden bir haberi okumak isterim: "Sozde Ermeni Soykirimi konusunda gorusu sorulan Hilary Clinton'un gazetecilere cevabi: Son 3 yuilda yuzlerce Ermeni beni aradi, konustu. Tek bir Turk benimle temas etmedi."

Diger taraftan, bizim yasal mevzuatimizda da AB anlayisi cercevesinde daha esnek hukumlerin bir an once yururluge girmesi faydali olacaktir.

Uzun lafin kisasi, uluslararasi iliskilerde ve de dis politika stratejilerinin yapilanmasinda rolleri gittikce artan STK ve Vakiflarin, egitimden ve hayir islerinden vatandas - kamu iliskilerine kadar her alanda faydali ve verimli olduklari gibi, gerek munferiden gerek toplu bir konsensusle, ozellikle icinde bulundugumuz ve yurdumuz icin en iyi kosullarla sonuclandirmaya mecbur oldugumuz AB muzakere surecinde de Turkiyenin tanitimi icin geregine inaniyor ve basarisina guveniyoruz.

 
< Prev   Next >