| Kan İftirası söylencesi ve Osmanlı Sultanları |
|
|
|
Kan İftirası Söylencesi ve Osmanlı Sultanları
Orta Çağ’da üretilen Kan İftirası söylencesi, Yahudilerin Hamursuz ekmeğine (Matsa) küçük Hıristiyan çocukların kanını kattıkları şeklindeydi. Musevi dininin “Hiç bir çeşit etin kanını yemeyeceksiniz; çünkü her çeşit etin canı onun kanıdır, onu her yiyen atılacaktır.” (Levililer, l7:14) açık ifadesine rağmen 16. ila 19. yüzyıllar boyunca bu iftiraya inanan bir çok Avrupa Hıristiyan ülkesi fanatik halkının tepkisi o ülkelerde Yahudilerin kıyımına yol açtı. 1530’da Amasya ve kısa bir süre sonra Tokat Yahudileri benzer bir iftira ile karşılaşınca Kanuni Sultan Süleyman şöyle buyurdu: “Bu cemaat (...) üyelerinin saldırıya ya da herhangi bir haksızlığa uğramalarını istemiyorum. Bu gibi iddialar Padişahlık Divanında muhakeme edilecek ve emrim olmadan başka her hangi bir yerde görülmeyecektir. “ Kan iftirası konusunda Osmanlı Sultanları daha sonraları da bir çok benzer ferman çıkardılar. 1840 Şam ve Rodos olayları üzerine Abdülmecid’in 1256 (1841) tarihli ve 1865 Kuzguncuk iftirası sonrası Abdülaziz‘in 1283 (1866) tarihli fermanları Avrupada görülen kan iftirası davalarında güvenilir bir kanıt olarak ileri sürüldü. ABDÜLMECİD FERMANI (özeti) ....... anılan cemaatın din kitaplarını tetkik eden bilirkişilerin geçerli tahkikatına göre anılan cemaat insan kanı şöyle dursun hayvan kanı bile kullanmalarının tamamen yasak olduğunun anlaşılması dolayısıyla bu yüzden ileri sürülen iftiralar yüzünden anılan cemaat mensuplarının böyle beyhude bir konu için taciz ve rahatsız edilmemeleri..... gerek ibadetleri sırasında gerek güvenlik ve asayişleri hususunda kimse tarafından haksız olarak kesinlikle rahatsız edilmemeleri....
|
| Sonraki > |
|---|


