EVENT ARCHIVE

İzmirli Fotoğraf Sanatçısı Selim Bonfil’in, “Foto Gagin Gözünden İzmir Yahudileri ve Karataş” adlı fotoğraf sergisi 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesinde 6 Nisan 2022’de ziyaretçileri ile buluştu. Aynı gün 15:30-18:30 saatleri arasında “İzmir’de Yahudiler- Antik Smyrna’dan Günümüze” isimli kitabın da lansmanı yapıldı.

İzmirli Fotoğraf Sanatçısı Selim Bonfil’in kentin ilk fotoğrafhanelerinden biri olan ve 1902 ile 1968 yılları arasında faaliyet gösteren Foto Gagin’in fotoğraflarından oluşan “Foto Gagin Gözünden İzmir Yahudileri ve Karataş” adlı sergisine ev sahipliği yaptı.
 
İzmir Musevi Cemaati Vakfı'nın Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirdiği “Despertar(Uyanış) İzmir” adıyla bilinen “İzmir Musevi Cemaatini Kapsayıcı Liderlikle Güçlendirme Projesi” kapsamında 6-18 Nisan 2022 tarihleri arasında müzemizde ziyaret edilebilen sergide Foto Gagin tarafından çekilen stüdyo fotoğrafları, düğün- aile fotoğrafları, o dönemin Karataş semtini ve semtteki yaşamı anlatan fotoğraflar yer aldı.

Karakare Komisyonu, Alef Gençleri önderliğinde uzun süredir var olan ve  Holokost farkındalığını artırmak adına geliştirilen bir projedir. Misyonu soykırım ve toplumdaki antisemitizm hakkında farkındalık yaratmak, unutmamak, unutturmamayı öğretmektir. Bunu amaçlarken, her yıl farklı projeler ortaya koymaktadırlar. Toplumumuzun kaybettiklerini hatırlamasını ve unutmamasını amaçlayan bir projedir.

Bu sene ise 24 Nisan- 8 Mayıs tarihleri arasında Neve-Shalom sinagogunun alt katında kurulan gerçek bir sergi ile hedeflerini gerçekleştirmeyi planlamaktadır.

 

Türk Musevileri Müzesi, Cumhuriyet ile büyüyen ve bir asır boyunca tarihe tanıklık etmiş, Türkiye İşçi Partisi’nin tarihinde önemli rol oynamış bir şahsiyet olan, bir İstanbul Beyefendisi, 100 yaşına yeni basmış Moris Gabbay’ı ağırladı.

Türk Musevileri Müzesi, Cumhuriyet’ten önce 27 Şubat 1922 ‘de doğan ve Türkiye’de bir asra tanıklık etmiş devlet adamı Moris Gabbay’ın yaşamını konu alan belgesel filmi 24 Nisan 2022 Pazar günü saat 14:00’te gösterime sunacaktır. Moris Gabbay’ın da hazır bulunacağı gösterim öncesi Şalom Gazetesi yazarı Elda Sasun kendisi ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdi.

Alberto Modiano'dan "Zaman ve Mekan İçinde Musevilik" fotoğraf sergisi 14.03 - 03.04.2022 tarihleri arasında Müzede gezilebildi.

Sergi, dünyanın ilk tek tanrılı dini olan Museviliğin günümüz Türkiye’sinde örf adetleri ile uygulanış biçimini fotoğraf sanatı dili ile aktardı.

Sergide yer alan fotoğraflar siyah beyaz çekilmiş ve konusuna göre müzik ve dualarla bütünleşti. Modiano’nun “Zaman ve Mekan içinde Musevilik” çalışması İstanbul’da yaşayan Yahudilerin dini uygulamalarını nasıl gerçekleştirdiklerine de şahitlik etti. Sefarad, Aşkenaz ve İtalyan Yahudilerin bir yıllık dini yaşam döngüsünü takip etti.

Müzede “Sefarad Müziği” filmi
İLK GÖSTERİM & YÖNETMEN SOHBETİ

Sefarad Kültürünü Sefarad Müziği üzerinden tanıtan "Sefarad Müziği" belgesel filmi 10 Nisan 2022 saat 15:00’te ilk defa Neve Şalom Sinagogunda meraklılarının izlenimine sunuldu.

Ömür Şenol yönetmeliğinde ve yapımcılığında çekilen belgesel, Türkiye'de yaşayan ve Sefarad müziğine katkı sunmuş müzisyen, besteci, tiyatrocu, yazar ve akademisyenlerin yaşamlarından, icralarından ve anlatımlarından izler taşıyor.


Türk Musevileri Müzesi, Arkeolojik kazılardan çıkan bilgiler ışığında Anadolu Topraklarında Yahudi varlığının 2600 yıllık geçmişine ışık tutan yeni bir sergi ile arkeoloji ve tarih profesyonellerini ve meraklılarını bir araya getirdi. “Taşlara Kazanın Yahudi Kimliği” sergisi 4-21 Kasım tarihleri arasında, Cumartesi günleri haricinde, 10:00-17:00 saatleri arasında Zülfaris Sinagogu’nda ziyaret edilebildi.
 
Sergi mimar Çiğdem Öner’in Anadolu’da süre giden arkeolojik kazı başkanları ve akademisyenlerle iş birliğinde ve Almanya Federal Cumhuriyeti Başkonsolosluğu İstanbul ve Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin maddi destekleri ile söz konusu coğrafyada Yahudilerin geçmişini kanıtlar eşliğinde ortaya çıkarmakta. 
 
Yahudiler 2600 yıl önce, Anadolu ve Trakya’ya yerleşiklerinde özellikle ticaret yapmak üzere Anadolu topraklarına geldiler ve antik kentlere yerleştiler. Arkeolojik kazılar, bu coğrafyadaki Yahudi varlığını kanıtlayan mezar taşları, yazıtlar, objeler ve sinagog kalıntıları gibi somut bulgular sunmakta.

Hrant Dink Hibe Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile gerçekleştirilen "Yahudi Geçmişimizin Bize Öğrettikleri Projesi" kapsamında 70 kişi ile yapılan röportajlar, sözlü tarih çalışmaları ile Türkiye'de Yahudi Yaşamının kalmadığı bölgelerden yola çıkılarak bir belgesel film, bir kitap ve bir sergi hazırlandı.

Koordinatörlüğünü Nisya İşman Allovi'nin yürüttüğü proje sürecinde Alberto Modiano tarafından kayda alınan görüntülerden yola çıkarak hazırlanan belgesel filmin kurgu yönetmenliğini Aksel Bonfil yaptı.

Serginin küratörü ve kitabın metin yazarı ise projenin tarih koordinatörlüğünü de üstlenen Aymy Emel Benbasat oldu.

24 Ekim Pazar gününden itibaren belgesel film ve sergi 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi'nde izleyiciyle buluştu.

   

Bir Kitap, bir Sergi ve gezilecek iki Tarihi Sinagog

500. Yıl Vakfı  bünyesinde yer alan Türk Musevileri Müzesi Ekim ayı boyunca İstanbul’un en eski sinagogu olan Balat Ahrida Sinagogu’nda etkinlikler düzenlendi. İki cilt halinde baskısı tamamlanıp  yayınlanan ve fotoğrafları dünya çapında ünlenmiş fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar tarafından çekilmiş kitap Türkçe ve İngilizce yayınlandı .Kitaptaki Sinagogların tarihçeleri Naim Güleryüz tarafından hazırlandı.  Kitaptan alınmış 40 ın üzerinde fotoğraf da konuyla ilgili sergiyi oluşturdu ve sinagog bahçesinde sergilendi. 1-31 Ekim tarihleri arasında, Cumartesi günleri hariç 10.00-17.00 saatleri arasında gezilebilen sergi süresince Balat’taki Ahrida ve Yanbol Sinagogları da gezilebildi . Vakıf bu sinagogları tanıtan bir kitapçık da yayınladı. Genelde çok kolay gezilemeyen bu sinagogları gezmek İstanbulseverler ve tarihseverler için önemli bir fırsattı.

Yurtdışında Türkiye’yi temsil eden Yunus Emre Enstitüsü ile Amsterdam’da açılan Sefarad Sergisi’nde müzemiz olarak işbirliği yapmaktan mutluluk duyduk.

 

19. yüzyılın ilk çeyreğinde, Avrupa’da başlayan Haskala-Yahudi Aydınlanması ile Avrupa Yahudileri birlikte yaşadıkları toplumlara entegre olma, kendilerini ispatlama ve başarılı olma imkânları buldular. Spor da bu alanlardan biriydi. Ancak bu başarılara orantılı olarak antisemitizm ve ayrımcılık da yükseldi ve sporu ve sporcuları etkiledi. Bazı Avusturya spor kulüpleri Yahudileri kabul etmemeye başladılar. İstanbul’da bulunan, Avusturya kökenli Teutonia Kulübü, bu kısıtlamayı uygulamaya hazırlanırken bir avuç Yahudi sporcu Teutonia’dan ayrılıp 1895 yılında, İstanbul’da, dünyanın ilk Yahudi spor kulübü Israelitische Turnverein Constantinopel’i kurdular. 13 yıl sonra adını Maccabi olarak değiştiren bu spor kulübü, ilk önce jimnastik sonra da diğer dallarda hizmet vermeye başladı. Sporcular birçok başarıya imza attılar. Olimpiyatlarda Osmanlı İmparatorluğu’nu ilk kez temsil edecek takımda Selanikli bir Yahudi bulunmaktaydı.

1936 Olimpiyatları’nda Goebbels’in Yahudilerin oyunlara katılmasını engelleme çabalarına karşın Türkiye’yi temsil eden ekipte iki Yahudi sporcu bulunmaktaydı. Bu kitap, özellikle geç Osmanlı döneminden günümüze, Türkiye spor tarihinde Yahudi sporcuları tanıtmaya çalışmaktadır.

Bu kitap, özellikle geç Osmanlı döneminden günümüze, Türkiye spor tarihinde Yahudi sporcuları tanıtmaya çalışmaktadır.

 

 

500.YIL VAKFI TÜRK MUSEVİLERİ MÜZESİ ÇEVRİMİÇİ ETKİNLİLERİNE DEVAM EDİYOR!

Değindiği anlamlı konularla birçok çevrimiçi etkinliğe imza atmış olan 500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi, bu sefer de bir konseri evlerinize getirdi. Piyanist, besteci, soprano, müzik terapist, köşe yazarı Renan Koen, gerçekleştireceği “Holokost’u Anma / Uykudan Önce” adlı bu anlatımlı konserde, Holokost tarihine değindi ve Varşova Gettosu, Theresienstadt Gettosu-Toplama Kampında bestelenmiş olan müzik eserlerini icra ederken aynı zamanda bestecilerin kendi deyimiyle “Pozitif Direnç”lerinden de bahsetti. İstikrarlı bir yaratıcılığın gücünden ve bu gücün öncelikle bireyin kendisine ve daha sonra topluma olan yararlılığına olan katkısına, bir müzik terapisti bakış açısıyla aktardı.